İkon Müzesi: Black Sabbath

İkon Müzesi adındaki iki sayfa Blue Jean'den sonra Headbang dergisine de gelmişti. Bu yazıda Black Sabbath'ın kariyerindeki önemli noktalara değindim.

1965 senesinde, Tony Iommi’nin Birmingham’da çalıştığı fabrikadaki son gününde, o pres işçisi işinin başına gelmiş olsaydı bugün belki heavy metal adına çok farklı şeyler dinliyor olacaktık, hatta belki müziğin kendisi o kadar da “ağır” olmayacaktı. Normalde başka bir birimde çalışan Iommi, o gün boş kalan pres makinasında sağ elini sıkıştırarak iki parmağını kaybedip, karşılığında geleceğin kutsal müziklerinin temelini oluşturacak olan gitar tekniğini kazandı. Aynı çizgi romanlarda olduğu gibi, ana kahramana biyolojik bir fedakarlık karşılığında özel güçler bahşedilmiş oldu. Iommi, Black Sabbath öncesinde Bill Ward ile kendi gruplarında müzik yaparken, diğer tarafta Ozzy Osbourne ve Geezer Butler beraber bir çaba içerisindelerdi. Aston’da kendi ses sistemine sahip olmasıyla fiyaka yapan Ozzy’nin kapısına gelen Ward ve Iommi, efsane dörtlünün birlikte çalışması için ilk adımı atmışlardı. 1970’te Black Sabbath adlı ilk albüm çıktığında dünyadaki müzikseverler o güne kadar duydukları en karanlık şarkılarla karşılaştılar. Iommi’nin yüksük ile tamamladığı parmakları bastığı perdelerden yepyeni ses renkleri getirirken, çoğunlukla Geezer’ın yazdığı sözler mistik tecrübeler ile varoluşçuluğu kaynaştırıyor, Ward’ın caz geleneğinden gelme organik davul tarzı ve Ozzy’nin nezleden mustarip izlenimi veren çelimsiz gırtlağı yaklaşık 10 yıl sürecek karanlık bir büyüyü ve zamana direnecek meyvelerini müjdeliyordu. İlk albüm dahil olmak üzere arka arkaya çıkan Paranoid, Master of Reality, Vol. 4, Sabbath Bloody Sabbath ve Sabotage albümlerinin her biri birbirinden klasik idi. İlk 6 albüme göre daha güçsüz sayılan Technical Ecstasy ve Never Say Die bu büyüyü çatırdatırken, Ozzy’nin ayrılması ise tümüyle bozdu, bir çağ kapandı. Ronnie James Dio’nun gelişi grupta yeni bir çağ açarken en az ilk 6 albüm kadar güçlü olan Heaven and Hell ile Mob Rules albümleri tarihe not düşüldü. Ama büyü bir kere bozulmuştu, 1983’te Dio’nun ayrılığı ile Sabbath’ın bir daha istikrarlı bir kadroya ve albüm kataloğuna sahip olamayacağı öngörülebilir bir durumdaydı. Yine de 83’ten 95’e kadar bir müzisyenler geçidi yaşanması dikkate değerdi: Ian Gillan, Glenn Hughes, Tony Martin, Eric Singer, Dave Spitz, Geoff Nichols, Vinny Appice, Neil Murray, Cozy Powell ve daha nicesi… 2000’lerde orijinal kadro yeniden bir araya gelip yeni albüm yayınlamakla çok uğraştı, ama bireysel ajandaların çakışması nedeniyle “13” adındaki albüm, Bill Ward’sız bir şekilde ancak 2013’te hazırlanabildi. Ozzy’nin Metal Hammer’a Eylül ayı sonunda yaptığı açıklamaya göre bizleri bir yeni Black Sabbath albümü ve turnesi daha bekliyor. 

Arşivlik Albüm: Master of Reality

Doom metalin hikayesini anlatmaya kalksak söze şöyle başlamamız gerekirdi herhalde: “Her şey bir öksürükle başladı”. Önceki iki albüm, Black Sabbath ve Paranoid’de de bu tarz için örnek teşkil edecek öğeler bulmak mümkündü, ama bu kez bütün bir albüm gelecekteki bir heavy metal stilinin yol haritasını çizmişti. Bunda en büyük pay ise gitar tonlarıydı: Tony Iommi’nin çaldığı gitarın telleri birkaç ton kalınlaşacak şekilde gevşetilmişti. Stüdyoda en çok deneme-yanılma yaptıkları albüm olduğunu söylese de, Iommi bu hareketi deneysellik adına değil, kesik parmaklarıyla tellere daha rahat basabilmek için yaptı. Sonuç: O güne kadar kaydedilen, dünyanın en ağır gitar tonları! Geezer Butler da bu duruma ayak uydurup basgitarının akordunu aynı tonlara çekti. Bu albümden Children of the Grave çok popüler oldu, bir neslin sivil itaatsizlik marşı olarak ünlendi. Sweet Leaf bağımlılık durumunu dile getiriyordu, Lord of This World ve Into the Void albümün ağır toplarıydı, After Forever bir Hristiyanlık sorgusuydu, Solitude ise yalnızlığın sesi…

Uzak Dur: Technical Ecstasy

Ozzy sonrası, hele ki Iommi’nin tek orijinal üye olarak kaldığı yıllarda grubun gerçekten Black Sabbath olup olmadığı sabahlara kadar tartışılabilir. Eğer tartışmayı nihayetinde “Iommi olduğu sürece Sabbath bakidir” diyenler kazanırsa bu sefer uzak durulacak albümü tartışmaya gerek yoktur, 1995’teki Forbidden isminde mutabık olunur. Ama konunun dağılmaması adına burada sadece orijinal dörtlüye odaklanmışken, Technical Ecstasy müzikçalara pek götürülmeyen bir albüm olarak göze çarpıyor. Sabotage albümünün öncesinde grubun başı birçok dava ile, yasal mevzularla ağrımıştı. Sıra Technical Ecstasy’nin kaydına geldiğinde bu kez karşılarında avukat ordusunu değil, müzik endüstrisinin yeni dinamiklerini buldular. Miami’de Hotel California’yı kaydetmekte olan Eagles’a stüdyo komşusu olan grubun kafasını bir yandan soft rock, öbür yandan o yıllarda sesi yükselmeye başlayan punk rock karıştırıyordu. Menajerleri Don Arden, Electric Light Orchestra’ya daha çok vakit ayırır olmuştu. Grubun bu değişim rüzgarlarında bir sonraki evrimsel aşamaya geçmesi kaçınılmazdı, ama gidilecek yön kararsızdı. Sonucunda kapağıyla bile tartışmaya açık, tekil olarak iyi şarkılar barındırsa da karakter konusunda sıkıntı yaşayan bir albüm ortaya çıktı.

Özel Hayat

Black Sabbath ve “özel hayat” bir arada düşünüldüğünde en hareketli grup elemanı, başından geçen dört evlilik ve bir nişanla Tony Iommi. Birinci eşi, 70’lerin başında evlendiği ve yaklaşık 8 yıl birlikte olduğu Susan Snowden idi. Düğünlerinde Snowden koridordan sahneye gelirken birkaç yıl sonra çıkacak olan Sabbath Bloody Sabbath albümündeki akustik enstrümental beste Fluff çalmıştı. İkinci evlilik 1980’de Melinda isminde ABD’li bir model ile olmuştu. Çiftin Toni-Marie adında bir kızları oldu, 2010’da HIM grubundan Mikko Lindström’e gelin gitti. Iommi 90’larda Valery isminde İngiliz bir kadın ile evliydi. Bugün ise 2005’ten beri İsveçli eski Drain STH grubunun vokalisti Maria Sjöholm ile evli. Evlilikleri mütevazı olsa da, Iommi’nin 80’lerin ortasında bir ara kısa süreliğine, Lita Ford ile nişanlanması hepsinden daha olaylı. Iommi, Ford’un yayınlanmamış albümü The Bride Wore Black’in prodüksiyonuna imza atmıştı. Yayınlanmamasının nedeni çiftin ayrılığı mıydı bilinmez, ama Ozzy ile Ford’un meşhur düeti Close My Eyes Forever tam da bu ayrılığın ertesine denk düşer…

Müzik Dışı

Black Sabbath hakkında yazılmış sayısız kitap bulmak mümkün iken, Ozzy Osbourne ve Tony Iommi’nin otobiyografileri, birinci ağız faktörü sebebiyle bu külliyatın içerisinde öncelikli bir yere sahip. Ozzy’nin kitabı geçtiğimiz yıllarda “Ben Ozzy” ismiyle Türkçe’ye çevrilmişti ve Ozzy’nin “hatırladığı kadarıyla” müzisyenlik hayatını anlatıyordu. Kitapta 1979 senesine gelinceye kadar da Black Sabbath fanatiklerini mest edecek birçok anekdot ve fotoğraf sunuyordu. Iommi ise 2011 yılında “Iron Man: My Journey through Heaven and Hell with Black Sabbath” adlı kitabını hazırladı. Bireysel olarak Türkiye’de Ozzy kadar meşhur olmadığı için henüz dilimize çevrilmedi. Sabbath hakkında bir kitaptan daha bahsetmek gerekir ki, onun çıkış noktası da grubun şarkı sözlerinin varoluşçu okumaya oldukça açık olmasından ileri gelir. William Irwin’in editörlüğünde, kolektif bir içerik katılımıyla hazırlanan “Black Sabbath & Philosophy: Mastering Reality” kitabı, şarkılara Nietzsche, Camus, Sartre gibi isimlerin yapıtlarındaki fikirlerin penceresinden bakıyor. İngilizce bilen ve felsefeye ilgi duyan Black Sabbath fanatiklerinin bu kitabı bir şekilde edinmesi tavsiyemizdir…

Zirve Anı: Volume 4

“Zirve dediğin yer düşüşe geçtiğin yerle aynıdır” sözünü aklımızda tutalım: Paranoid albümünün çıkışıyla beraber grup ivmeli bir yükselişe geçmişti. Bir yıl öncesi, yakınlarda gerçekleşecek olan konserlerin dibinde yedek bekleyip aksilik olması durumunda organizatöre kendini tanıtıp iptal olan grubun yerine çıkmaya çalışırken, Birminghamlı dörtlü artık ABD’de turneye çıkar olmuştu. Grup üyeleri lüks kavramıyla tanışmıştı. Nakit olarak hak ettikleri kadar çok para kazanmıyorlardı belki ama o zamanki menajerleri (ileride grubun mahkemelerle boğuşmasına sebep olan “hikayenin kötü adamı”) Patrick Meehan’a açtıkları bir telefon sonrası ne istedilerse en geç ertesi gün karşılarında buluyorlardı. Bu durum Sabbath Bloody Sabbath albümünün kaydına kadar devam etti, Vol. 4 albümünün öncesinde zirveye çıktı. Los Angeles’ın Bel Air muhitinde kiraladıkları malikanede dörtlü lüksü ve hedonizmi dibine kadar yaşadı. Keyifler yerindeydi, ama bu hayat tarzı aynı zamanda yavaş yavaş düşüşe geçmelerine yol açacaktı. Başta adının Snowblind olması düşünülen Vol. 4 sonrası grubun alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, zirvedeki dörtlünün altını oymakla meşguldü. 

Çöküş Anı

Ronnie James Dio’nun gruba gelişi ve sonrasında efsane albüm Heaven and Hell’e imza atılması sebebiyle Ozzy’nin 79’daki ayrılığı grubun çöküş anı olarak değil, “vaka-i hayriye” olarak yorumlanabilir. Bu sebeple takvimlerde 1 yıl kadar geriye gideceğiz: Never Say Die albümünün turnesi Black Sabbath’ın orijinal dörtlüsünün iflas ettiğinin en gözle görünür kanıtıydı. İlk dünya turnesine çıkmakta olan alt grup Van Halen’ın hiperaktif insan David Lee Roth önderliğinde sergilediği performansın açlığı, yorgun ve bıkkın Black Sabbath’ın yorgunluk ve bıkkınlığını iyice göze batırıyordu. Bütün grup uyuşturucu ve alkolün etkisi altındaydı ama Ozzy bu konuda birinciliği kimseye kaptırmıyordu. Onun kararları grubu bu noktaya taşımıştı: Technical Ecstasy sonrası ayrılmış, döndüğünde ise yerini idame ettiren vokalist Dave Walker’ın yazdığı malzemeyi reddedip sonraki albüm için grubu acele ve zorlama şarkılar yazmaya mecbur etmişti. Turne sonrası beste çalışmaları için yeniden Bel Air’deki malikaneye kapanan grubun yazdığı hiçbir yeni şarkıyı beğenmeyince Iommi tarafından kovulmak zorunda kaldı. 70’ler Black Sabbath için böylelikle kapanmış oldu.

Rakamlarla

2: Tony Iommi’nin fabrika kazasına kopan parmak sayısı
2: Bill Ward’ın mikrofon başına geçtiği Black Sabbath şarkısı adedi
13: İlk albümün çıktığı gün. Günlerden Cuma, aylardan Şubat
15: Iommi’den sonra en çok albümde yer alan Geezer Butler’ın çaldığı albüm sayısı
18: Stüdyo albümlerinde grup elemanı olarak kayıtlara katılan müzisyen sayısı (kiralık müzisyenler hariç)
19: Grubun yayınladığı stüdyo albüm sayısı
262: Orijinal dörtlünün yaşlarının toplamı
1968: Orijinal dörtlünün ilk kez bir araya geldiği yıl

Dinle

Black Sabbath, N.I.B., War Pigs, Hand of Doom, Sweet Leaf, Children of the Grave, Tomorrow’s Dream, Snowblind, Sabbath Bloody Sabbath, Killing Yourself to Live, Symptom of the Universe

Bonus: Wishing Well, Born Again

Leave a Reply